make it - Turkish English Dictionary

make it

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Meanings of "make it" in Turkish English Dictionary : 28 result(s)

English Turkish
Colloquial
make it v. başarmak
Some make it, others drown, and the process goes on and on.
Bazıları bunu başarıyor, diğerleri boğuluyor ve süreç devam edip gidiyor.

More Sentences
make it v. başarmak
Some make it, others drown, and the process goes on and on.
Bazıları bunu başarıyor, diğerleri boğuluyor ve süreç devam edip gidiyor.

More Sentences
Idioms
make it v. başarmak
Some make it, others drown, and the process goes on and on.
Bazıları bunu başarıyor, diğerleri boğuluyor ve süreç devam edip gidiyor.

More Sentences
make it v. (hastalıktan sonra) iyileşmek
This is because elevated glucose levels make it harder for the body to heal.
Bunun nedeni, yüksek glikoz seviyelerinin vücudun iyileşmesini zorlaştırmasıdır.

More Sentences
Colloquial
make it v. elde etmek
make it v. amacına ulaşmak
make it v. varabilmek
make it v. ulaşabilmek
make it v. ulaşmayı başarmak
make it v. varmayı başarmak
make it v. kabul görmek
make it v. başarılı olmak
Idioms
make it v. başarıya ulaşmak
make it v. üstesinden gelmek
make it v. (hastalıktan sonra) düzelmek
make it v. (hastalıktan sonra) kendini toparlamak
make it v. cinsel ilişkiye girmek
make it v. seks yapmak
make it v. sevişmek
make it v. memnun etmek
make it v. hoşuna gitmek
make it v. birine göre olmak
make it v. yaşamak
make it v. yaşamını sürdürmek
make it v. ünlü ve başarılı olmak
Slang
make it v. cinsel ilişkiye girmek
make it v. sevişmek
make it v. seks yapmak

Meanings of "make it" with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

English Turkish
General
make the most of it v. tadını çıkarmak
make a bolt for it v. kaçmak
make it look like an accident v. kaza süsü vermek
make it worse v. içinden çıkılmaz hale getirmek
make a night of it v. sabaha kadar eğlenmek
make it look like a suicide v. intihar süsü vermek
make it up v. barışmak
make it warm for somebody v. zorluk çıkarmak
make it to the finals v. finale kalmak
make a bolt for it v. tüymek
make a clean breast of it v. her şeyi itiraf etmek
make it do v. idare etmek
make it possible v. imkan vermek
make it up to somebody v. altında kalmamak
make it attractive v. cazip hale getirmek
make it attractive v. cazip kılmak
make it up v. uzlaşmak
make it superficial v. yüzeyselleştirmek
make it possible v. mümkün kılmak
make it habitable v. yaşanılır hale getirmek
make it livable v. yaşanılır hale getirmek
make it look like a murder v. cinayet süsü vermek
make a story of it v. hikayeleştirmek
make it possible (for somebody) to do something v. zemin sunmak
make it snappy v. acele etmek
make it possible v. olanaklı hale getirmek
make it livable v. yaşanır kılmak
make it habitable v. yaşanır kılmak
make it fit to live in v. yaşanır kılmak
make it suitable to live in v. yaşanır kılmak
make it liveable v. yaşanır kılmak
make it a rule v. prensip edinmek
make it look like an act of terror/terrorism v. terör süsü vermek
make it too personal v. fazla kişiselleştirmek
make it possible v. olası kılmak
make it out of somewhere alive v. bir yerden canlı çıkmak
make up for it v. telafi etmek
make it easy v. kolaylık sağlamak
make it convenient v. kolaylık sağlamak
make it more understandable v. daha anlaşılır hale getirmek
make some sort of deal to get it back v. geri almak için bir çeşit anlaşma yapmak
make it seem like a suicide v. intihar süsü vermek
make it seem like an accident v. kaza süsü vermek
make it through the day alive v. günü sağ olarak/ölmeden bitirmek
make it official v. resmiyet kazandırmak
make it visible v. görünür kılmak
make it happen v. gerçekleştirmek
make it functional v. işlevsel kılmak
make it enjoyable v. eğlenceli hale getirmek
make it enjoyable v. eğlenceli kılmak
make it entertaining v. eğlenceli kılmak
make it entertaining v. eğlenceli hale getirmek
make it enjoyable v. zevkli kılmak
make it enjoyable v. zevki hale getirmek
can make it v. başarabilmek
didn't make it to the final round v. finale çıkamamak
didn't make it to the final round v. finale kalamamak
make it happen by force v. zorla oldurmak
Phrasals
make it through v. üstesinden gelmek
make it through v. atlatmak
make it up to v. hakkını ödemek
Phrases
make it clear v. bir konuda net olmak
make it known that… v. '-i duyurmak
make it known that… v. -i bildirmek
make it known that… v. '-in duyulmasını/bilinmesini sağlamak
make it known that… v. '-i iletmek
make it known that… v. '-in duyulduğundan/bilindiğinden emin olmak
make it known that… v. '-i biri aracılığıyla bildirmek/duyurmak
you make it sound like expr. öyle bir konuşuyorsun ki
fake it till you make it expr. gerçekten öyle olana kadar...mış gibi (öyleymiş/olmuş/başarmış) gibi yap
to make it clear expr. açıklamak gerekirse
make it count expr. heba etmeyin
make it count expr. iyi değerlendirin
let's make it crystal clear expr. şunu açıklığa kavuşturalım
make it no surprise expr. şaşırtıcı gelmemek
make it count expr. hatırlanır kıl
make it count expr. anlamlı kıl
make it up as you go along expr. kervan yolda düzülür
Proverb
you can lead a horse to water, but you can't make it drink birine şans verebilirsin ama o şansı kullanması için zorlayamazsın
it takes two to make a quarrel bu işte senin de kusurun olmuş olmalı
it takes two to make a quarrel bu işte senin de hatan var
it takes two to make a quarrel sende de hata var
It takes money to make money kazanmak için harcaman gerekir
as you make your bed, so you must lie on it kendi düşen ağlamaz
as you make your bed, so you must lie in it kendi düşen ağlamaz
It takes two to make a bargain pazarlık/anlaşma iki kişiyle yapılır
you can lead a horse to water but you can't make it drink zorla güzellik olmaz
Colloquial
make it up v. sorunu çözmek
make it up v. sorunu tatlıya bağlamak
make it up v. araları düzelmek
make it up v. barışmak
make it official v. resmileştirmek
make it a problem v. problem haline getirmek
make it a problem v. sorun haline getirmek
make it to graduation v. mezun olabilmek
make it to high school v. liseye kadar gelebilmek/okuyabilmek
make a run for it v. kaçmak
make a run for it v. tüymek
make it (to) some place v. bir yere yetişebilmek
make the best of it v. kötü bir durumdan mümkün olduğunca çok yarar sağlamaya çalışmak
barely make it v. zar zor yetişmek
make the best of it v. zor koşullara mümkün olduğunca uyum sağlamaya çalışmak
barely make it v. zar zor bitirmek
barely make it v. son anda bitirmek
make the best of it v. kötü bir durumda yapabileceğinin en iyisini yapmak
barely make it v. ucu ucuna geçmek
make the best of it v. koşullar çok iyi olmasa da elinden gelenin en iyisini yapmak
barely make it v. güçlükle tamamlamak
barely make it v. kıl payı tamamlamak
barely make it v. ucu ucuna yetiştirmek
make it (something) v. (bir şey) olsun
make a day/night/weekend of it v. bütün gün/gece/hafta sonu bir şey yapmak
make it (something) v. (bir şey) daha iyi olur
make it (to something or some place) v. (bir şeye/yere) varabilmek
make it (something) v. (bir şey) olarak düzeltelim
make it (to something or some place) v. (bir şeyin) sonunu getirmeyi başarmak
make it (until something) v. (bir şeye kadar) sabretmek
make it (something) v. (bir şey) olarak değiştirelim
make it to something v. (bir şeye kadar) dayanmak
make it as far as something v. (bir şeye kadar) dayanmak
make it as far as something v. (bir şeye kadar) sabretmek
make it (to something or some place) v. (bir şeye/yere) varmayı başarmak
make it (until something) v. (bir şeye kadar) dayanmak
make it (something) v. (bir şekilde) yapmak
make it (something) v. (bir şey) olarak hazırlayın
make it (to something or some place) v. (bir şeye/yere) ulaşabilmek
make it (to something or some place) v. (bir şeye/yere) zamanında varmak
make it (something) v. (bir şey) yapalım
make it to v. varabilmek
make it to v. varmayı başarmak
make a day/night/weekend of it v. bütün günü/geceyi/hafta sonunu bir şey yaparak geçirmek
make it (to something or some place) v. (bir aşamaya/mertebeye) ulaşmak
make it to v. ulaşabilmek
make it (something) v. (belli bir şekilde) yapmak
make it (something) v. (bir şey) olarak gelsin
make it (to something or some place) v. (bir şeye/yere) ulaşmayı başarmak
make it (to something or some place) v. (bir şeye/yere) yetişmek
make it (to something or some place) v. (bir aşamaya) kadar ilerlemeyi başarmak
make it to v. ulaşmayı başarmak
make it to something v. (bir şeye kadar) sabretmek
make it (to something or some place) v. (bir şeye/yere) vaktinde yetişmek
make the most of it v. olabildiğince istifade etmek
to barely make it on time v. ucu ucuna yetişmek
to barely make it v. son anda bitirmek
to barely make it v. son anda yetişmek
to barely make it on time v. son anda yetişmek
to barely make it on time v. zar zor yetişmek
to barely make it v. zar zor yetişmek
to barely make it on time v. kıl payı yetişmek
to barely make it v. ucu ucuna geçmek